ÜNİTE 1 — YENİ BİR HAYAT
A. TAŞINMA
OKUMA
1Aşağıdaki metni "-(y)Ip, -mAdAn, -(y)ArAk, -(y)A -(y)A" zarf-fiil eklerini kullanarak tamamlayalım.
ÜNİVERSİTE TELAŞI
a young woman smiling and talking on a mobile phone
Selen, Eda'yı telefonla arar.
Selen: Edacığım merhabalar, nasılsın? Müsait misin? Sana birkaç soru sormak istiyorum.
Eda: Merhaba, Selen. İyiyim, çok teşekkürler. Elbette, sor lütfen.
Selen: Üniversite sınav sonucumu öğrendim. Ankara Üniversitesini kazandım. Sen de geçen yıl Ankara'da üniversiteye başladın, bu nedenle bazı konuları sana danışmak istiyorum.
Eda: Hayırlı olsun! Çok sevindim. Sana nasıl yardımcı olabilirim?
Selen: Ben ilk kez ailem ol1 yalnız yaşayacağım ve biraz korkuyorum. Nerede kalayım? Evde mi yoksa yurtta mı?
Eda: Bu çok normal. Ben de ilk kez ailemden ayrı bir evde kaldım ama git2 alıştım. Bence yurtta kal çünkü ilk yıl yalnızca derslere çalışırsın. Gelecek yıl arkadaşlarınla evde kalırsın. Bence önce yurtta kal3 şehre ve okula alış.
Selen: Tamam Eda, öyle yaparım. Peki, hangi yurda başvurayım?
Eda: Öğrenciler genellikle Tunalı ya da Bahçeli'de kalıyorlar çünkü oralar merkezi yerler. Kampüse yürü yürü4 gidebilirsin. Böylece otobüs biletlerine çok para ver5 rahatça yaşayabilirsin.
Selen: Öyle mi? Bu yerleri araştıracağım. Bir sorum daha var. Burs sonuçları açıklanmadı. Sence bir işte çalış6 üniversiteye devam edebilir miyim? Ben ailemden para alma7 okumak istiyorum çünkü biliyorsun, bir kardeşim daha var. Gelecek yıl o da üniversite sınavlarına hazırlanacak.
Eda: Ankara'da pek çok öğrenci hem çalışıyor hem de okula devam ediyor. Sen de yapabilirsin. Ancak iş saatlerini derslerine göre ayarla. Üniversitede derslere düzenli gel8 başarılı olamazsın.
Selen: Doğru söylüyorsun. Umarım uygun bir iş bulabilirim. Son bir sorum daha var. Benim bölümüm için İngilizce hazırlık eğitimi var ama ben sınava girip hazırlık oku9 bölüme başlamak istiyorum. Böylece bir yıl kaybetmeyeceğim.
Eda: Hımm.. Bence hazırlık eğitimi üzerinde biraz düşün, acele karar verme. Çünkü üniversitenin hazırlık eğitimi oldukça iyi. Böylece hem İngilizce öğrenir hem de bu sürede şehre alışırsın. Elbette karar senin. İyice düşün10 karar verme.
Selen: Tamam, Eda. Biraz daha düşüneyim ben. Çok teşekkür ederim, bana çok yardımcı oldun. Görüşmek üzere.
Eda: Rica ederim, görüşürüz.
Cevap
- olmadan / 2. giderek / 3. kalıp / 4. yürüye yürüye / 5. vermeden / 6. çalışarak / 7. almadan / 8. gelmeden / 9. okumadan / 10. düşünmeden
DİL BİLGİSİ
2Doğru seçeneği işaretleyelim.
- Kızım dün gece çok hastaydı. ağladı, hiç uyumadı.
a. Durup · b. Durmadan · c. Dura dura · ç. Durarak - A: Çok iyi Fransızca konuşmak istiyorum. B: Yabancı bir arkadaşınızla pratik Fransızcanızı geliştirebilirsiniz.
a. yaparak · b. yapmadan · c. yapmayarak · ç. yapmadan önce - Ben biraz geç kalacağım. Lütfen beni başlamayın.
a. bekleyerek · b. beklemeden · c. bekleye bekleye · ç. beklemeyerek - Okullar kar nedeniyle tatil. Ben de evde sınavları okuyacağım.
a. kalmadan · b. kala kala · c. kalıp · ç. kalmayarak
- Babam her akşam uyumadan önce evi bulaşık makinesini boşaltır.
a. toplaya toplaya · b. toplamayarak · c. toplamayıp · ç. toplayıp - Bu kış para yaz tatili için plan yapacağım. Artık yurt dışına gitmek istiyorum.
a. biriktirip · b. biriktire biriktire · c. biriktirmeyip · ç. biriktirmeden - Sakın para ev alma çünkü kredi ödemek zor.
a. biriktirip · b. biriktire biriktire · c. biriktirmeyerek · ç. biriktirmeden - Bugün okula kahvaltı geldim. Şimdi çok halsiz hissediyorum.
a. yapıp · b. yapmadan · c. yapmaya yapmaya · ç. yaparak - Babam bize her sabah kahvaltı hazırlar ve biz her zaman evde bir şeyler okula gideriz.
a. yiye yiye · b. yemeden · c. yiyip · ç. yemeyerek - Türkçeyi unuttuk. Bu nedenle artık daha çok pratik yapıyoruz.
a. Konuşarak · b. Konuşmadan · c. Konuşup · ç. Konuşmaya konuşmaya
Cevap
- b. / 2. a. / 3. b. / 4. c. / 5. d. / 6. a. / 7. d. / 8. b. / 9. c. / 10. d.
3Aşağıdaki cümleleri eşleştirelim.
| 1. Ben hafta sonu evimi temizleyip | a. beş kilo verdim. |
| 2. Siz sabah kahvaltı yapmadan | b. oraları unuttum. |
| 3. Ben haftada en az üç gün spor yaparak | c. çamaşırları yıkadım. |
| 4. İş arkadaşım psikoloğa gide gide | ç. şampiyon oldular. |
| 5. Ben ormanda yürüyüş yaparak | d. temiz hava alırım. |
| 6. Futbol takımı oyuncuları son maçı kazanarak | e. sorunlarını çözdü. |
| 7. Çocuklar öğretmenleri ile bahçeye çıkıp | f. altın madalya kazandı. |
| 8. Öğrenci düşük notlarını görüp | g. ağladı. |
| 9. Bu yarışmada birinci olarak | ğ. oyun oynadılar. |
| 10. Memlekete gitmeye gitmeye | h. bu ilacı içmeyin. |
Cevap
- c / 2. ı / 3. a / 4. e / 5. d / 6. ç / 7. ğ / 8. g / 9. f / 10. b
4Aşağıdaki cümleleri tamamlayalım.
- zayıfladı.
- Neden okula geldiniz?
- ailemi özledim.
- insanlara yardım ettik.
- daha iyi Türkçe konuşuyoruz.
- Biz nasıl daha sağlıklı olabiliriz?
- hasta olmuşsunuz.
- Yeniden evlenerek .
- Hatalar yapa yapa .
- Bilgisayar kullanmadan .
5Bir spor öğretmeni dün neler yapmış? İnceleyelim ve metni "-(y)Ip, -mAdAn, -(y)ArAk, -(y)A -(y)A" zarf-fiil eklerini kullanarak tekrar yazalım.
Size kısaca eşimin bir gününü anlatayım. O bir spor eğitmeni. Bir spor salonunda pilates ve fitness dersleri veriyor. Eşim saat 06:00'da kalkıyor ve hemen duş alıyor. Daha sonra giyiniyor ve kahvaltı yapıyor. Kahvaltıda sohbet ediyoruz ve çay içiyoruz. Kahvaltıdan sonra evden çıkıyor ve işe gidiyor. Saat 09:00'dan 12:00'a kadar spor salonunda fitness dersleri veriyor ama bu sürede hiç bir şey yemiyor. Sonra öğle yemeğine gidiyor ve bir salata yiyor. Eşim öğle yemeğinde hiçbir şey içmiyor. Yemek yedikten sonra işe dönüp tekrar çalışıyor. Saat 15:00'da ara veriyor ve bir elma yiyor. Daha sonra hem müzik dinliyor hem de pilates dersini yapıyor. Akşamleyin işten çıkıyor ve bazen arkadaşlarıyla buluşuyor. Bazen kimseyle buluşmuyor ve işten sonra hemen eve geliyor. Evde bana işteki gününü anlatıyor sonra birlikte dizi izliyoruz.
Cevap
Spor eğitmeni saat 06:00'da kalkıp duş alıyor. Daha sonra giyinip kahvaltı yapıyor. Eşiyle sohbet ederek kahvaltı yapıyor. Kahvaltıdan sonra evden çıkıp işe gidiyor. Saat 09:00'dan 12:00'a kadar spor salonunda hiçbir şey yemeden çalışıyor. Öğle yemeğine gidip salata yiyor. Hiçbir şey içmeden öğle yemeğini yiyor. Yemekten sonra işe dönüp tekrar çalışıyor. Saat 15:00'da ara verip bir elma yiyor. Daha sonra müzik dinleyerek pilates dersini yapıyor. Akşamleyin işten çıkıp bazen arkadaşlarıyla buluşuyor. Bazen kimseyle buluşmadan eve geliyor. Evde eşine işteki gününü anlatıp birlikte dizi izliyorlar.
B. HAVA BEDAVA SU BEDAVA
OKUMA
1Aşağıdaki kelimeleri uygun ekleri kullanarak boşluklara yerleştirelim.
fatura / ödeme / aidat / aksatmak / tarife
- Lüks semtlerde apartman çok pahalıdır.
- Cep telefonu hatlarındaki uygun insanlara ucuz konuşma fırsatı veriyor.
- Sakın telefon faturasının son tarihini geçirme!
- Ev arkadaşımla elektrik, su, doğalgaz geciktirmeden ödüyoruz.
- Bir aydır İstanbul'da değildim. Bu yüzden tüm ödemelerimi .
Cevap
- aidatları / 2. tarifeler / 3. ödeme / 4. faturalarını / 5. aksattım
2Metindeki boşlukları şimdiki zaman (-(I)yor), geçmiş zaman (-DI), ve şimdiki zamanın hikayesi (-(I)yordu) ile dolduralım.
İSTANBUL'DA ÖĞRENCİ OLMAK
Benim adım Rafael. Brezilyalıyım. Bursla İstanbul Üniversitesinde iki sene oku1 Üniversitenin yurt olanakları var2 ama ben ev kiralamak iste3 Üniversitedeki hocaların yardımıyla Taksim çevresinde bir ev kirala4 Orada öğrenciyken ev kiramı zamanında öde5 ama aidatı, telefon, elektrik ve doğal gaz faturalarını zamanında öde6 Çünkü bu ödemeler İstanbul'da nasıl oluyordu, bil7 Üst kat komşum benim gibi yabancıydı ve bu konuda bana çok yardım etti. Tabii ödemeleri bazen aksat8 Çünkü bazen zaman yetmiyordu bazen de param ol9 Eve ancak bir sene sonra internet alabil10 Artık faturalarımı internet üzerinden rahatça ödeyebil11 Öğrenciliğin bazı avantajları var12 Bunların başında tabii ki "İstanbul Kart" geliyordu. Öğrenci bileti normal otobüs tarifelerine göre oldukça hesaplıydı. Bir de son zamanlarda bazı yerlerde "öğrenci indirimi" var13 Mezun olduktan sonra ülkeme dön14 Şimdi çalış15 ve para kazan16 Faturalarımı ve kiramı zamanında ödeyebil17 Ama yine de İstanbul'daki öğrencilik günlerimi çok özle18
Cevap
- okudum / 2. vardı / 3. istedim / 4. kiraladım / 5. ödüyordum / 6. ödemiyordum / 7. bilmiyordum / 8. aksatıyordum / 9. olmuyordu / 10. alabildim / 11. ödeyebiliyordum / 12. vardı / 13. vardı / 14. döndüm / 15. çalışıyorum / 16. kazanıyorum / 17. ödeyebiliyorum / 18. özlüyorum
DİL BİLGİSİ
3Doğru seçeneği işaretleyelim.
- Sen Türkiye'ye gelmeden önce Türkçe ?
a. bildin mi · b. biliyor muydun - Evde haberleri , o sırada kapı çaldı.
a. izledim · b. izliyordum - Eskiden her yaz tatile ama şimdi tatil için paramız kalmıyor.
a. gidiyorduk · b. gittik - 2005'te üniversiteden mezun .
a. oluyordum · b. oldum - Araba neredeyse adama . Neyse ki son anda durdu.
a. çarpıyordu · b. çarptı - Dün bütün gece bu konu hakkında ve bir karar verdim.
a. düşündüm · b. düşünüyordum - Dün sen işe giderken ben eve , yoldaydım.
a. döndüm · b. dönüyordum
- Sen Ayşe'yi ? Ne zaman tanıştınız, hiç haberim yok.
a. tanıyor muydun · b. tanıdın mı - Önceden çayı hiç ama şimdi çaysız kahvaltı yapamıyorum.
a. sevmedim · b. sevmiyordum - Seni daha önce hiç böyle dalgın görmedim. Bir saattir ne ?
a. düşündün · b. düşünüyordun - Tam evden , o sırada kapı çaldı.
a. çıkıyorduk · b. çıktık - Dün akşam yolda , birden ilkokul arkadaşımla karşılaştım.
a. yürüdüm · b. yürüyordum - Dikkat et! Neredeyse kahveyi üzerine .
a. döküyordun · b. döktün - Kapı çaldı. Sonunda yemek siparişimiz
a. geliyordu · b. geldi - Siz et ? Hatırlayamadım, o yüzden yemeği etsiz yaptım.
a. yiyor muydunuz · b. yediniz mi? - Pınar hayatında hiç yurt dışına ?
a. çıkmadı mı · b. çıkmıyor muydu? - Kendi ülkemdeyken her hafta sonu arkadaşlarımla basketbol . Ama burada hiç vaktim olmuyor.
a. oynadım · b. oynuyordum - Hani Büşra'yla ? Dün birlikte yemek yemişsiniz.
a. konuşmuyordunuz · b. konuşmadınız - Eskiden insanlar uzak ülkelere nasıl ?
a. gitti · b. gidiyordu - Kardeşim küçükken karanlıktan çok .
a. korktu · b. korkuyordu
Cevap
- b / 2. b / 3. a / 4. b / 5. a / 6. a / 7. b / 8. a / 9. b / 10. b / 11. a / 12. b / 13. a / 14. b / 15. a / 16. a / 17. b / 18. a / 19.b / 20. b
4Aşağıdaki fiilleri "-DI" ve "-(I)yordu" ekleri ile tamamlayarak boşlukları dolduralım.
düşün- / de - / bak- / getir- / ara- / otur- / gör- / yaşa / izle- / kork-
KAPKARANLIK BİR GECE
Geçen hafta çok şiddetli bir fırtına vardı. Akşam evdeydim. Ailemle beraber oturup televizyon 1 Birden dışarıdan büyük bir ses geldi ve ardından elektrikler kesildi. Hepimiz çok 2 Hiçbir şey 3 Pencereden 4 Sokaktaki bütün evlerin elektrikleri kesikti. Hemen cep telefonumun ışığıyla evdeki el lambasını 5 Fakat onun da pili bitmişti. Annem hemen mutfaktaki mumları 6 Babam bu arada "186 Elektrik Arıza"yı aradı. Babam "Rüzgar bir ağacı devirmiş ve elektrik tellerini koparmış. Bu yüzden sabaha kadar elektrik olmayacakmış." 7 Biz de bütün gece mum ışığında 8 Hepimiz "Elektrik hayatımızda ne kadar önemliymiş." diye 9 Acaba insanlar elektrik olmadan nasıl 10?
Cevap
- izliyorduk / 2. korktuk / 3. görmüyorduk / 4. baktık / 5. aradım / 6. getirdi / 7. dedi / 8. oturduk / 9. düşündük / 10. yaşıyordu
5Aşağıdaki kelimeleri fotoğrafların altına yazalım. Sizce eskiden insanlar hangilerini daha çok kullanıyordu?
tramvay / füniküler / vapur / fayton
1 — a horse-drawn carriage with passengers
2 — a funicular car on display under a sign reading "TÜNEL 144 YAŞINDA / TÜNEL YEARS"
3 — a passenger ferry on the sea
4 — a historic tram on a city street
Cevap
- fayton / 2. füniküler / 3. vapur / 4. tramvay
6Aşağıdaki boşlukları geçmiş zaman (-(y)DI), şimdiki zaman (-(I)yor) ve şimdiki zamanın hikayesi (-(I)yordu) ile tamamlayalım.
Torun: Anneanne, insanlar eskiden İstanbul'da bir yerden bir yere nasıl git1? Metro var mıydı?
Anneanne: Metro yoktu. Ben çocukken faytonlara bin2. Vapurlar da vardı ama bu kadar çok değil3.
Torun: Faytonlarla yolculuk çok uzun sür4?
Anneanne: Eskiden İstanbul bu kadar büyük değildi. Çok uzak yerlere gitmiyorduk. Pek çok aile yazın adalara gidiyordu ve orada kal5. Adalarda her yere yürüyerek ya da faytonla gidebil6. Kışın da alışveriş yapmak ya da biraz gezmek için Beyoğlu'na gidiyorduk. Karaköy'den fünikülere biniyorduk. Sonraki yıllarda tramvay gel7. Tramvaya bin8 ya da yürü9.
Torun: Yürü10? Eskiden hayat çok zormuş anneanne.
Anneanne: Hayır, zor değildi. Eskiden İstanbul çok güzeldi. Bu kadar çok insan yok11. Hayat bu kadar hızlı değildi. İnsanların vakti daha çoktu. Şimdi sizler hayatı çok hızlı yaşa12 ama yine de hiçbir şey için vaktiniz yok. Metrolara bin13 ve etrafınızı, güzel manzaraları görmüyorsunuz.
Torun: Galiba haklısın anneanne. Ama teknoloji güzel bir şey. Bak, artık başka bir ülkedeyken bile seni arayabil14. Ya da uçakla iki saatte ülkeme gelebil15.
Anneanne: Evet arayabiliyorsun ama hiç aramadın evladım. Ancak bayramdan bayrama görebiliyoruz yüzünü.
Cevap
- gidiyorlardı / 2. biniyorduk / 3. değildi / 4. sürüyor muyduk / 5. kalıyordu / 6. gidebiliyorduk / 7. geldi / 8. biniyorduk / 9. yürüyorduk / 10. yürüyor muydunuz / 11. yoktu / 12. yaşıyorsunuz / 13. biniyorsunuz / 14. arayabiliyorum /15. gelebiliyorum
C. YENİ BİR ŞEHİRDE HAYAT
OKUMA
1Aşağıdaki metni okuyalım ve boşlukları -ken, -Ip ve -ArAk ekleri ile tamamlayalım.
DERSTEN ÖNCE
a smiling young man and woman chatting at a café table with teacups
Dilek: Arkadaşlar e-posta adreslerinizi kontrol ettiniz mi? Öğretmenimiz bir anket göndermiş. Bizim de en kısa sürede ankete katılmamızı istiyor. Öğleden sonraki dersten önce beraber yapalım mı?
Aleksandra: Yapalım. Sizler anketteki sorulara cevap ver1 ben de kendi cevaplarımı kontrol ederim. Soruları yanlış anla2 yanlış cevap vermek istemiyorum. Türkçem yetersiz olabilir.
Tolga: Tamam, siz birinci soruyu oku3 ben de bilgisayarımı açayım.
Dilek: Soru 1: Ders çalış4 nasıl bir mekan tercih edersiniz? Ben kütüphane gibi kalabalık ortamları tercih ederim.
Aleksandra: Ben eskiden ders çalış5 tek başıma kalmak istiyordum ama şimdi ben de kütüphaneleri tercih ediyorum.
Tolga: Ben müzik dinle6 ders çalışıyorum bu sebeple tek başıma çalışıyorum.
Dilek: Soru 2: Öğretmeniniz ders anlat7 telefonunuz çaldı ve önemli bir şey var. Ne yaparsınız?
Aleksandra: Öğretmenden izin isterim ve dışarı çıkarım.
Tolga: Ben de öyle yaparım.
Dilek: Soru 3: Arkadaşlarınızla bir proje hazırlıyorsunuz ama proje arkadaşınız siz proje hakkında konuş8 sizi dinlemiyor ve sizin sözünüzü kesiyor. Ona ne söylersiniz?
Aleksandra: Kibar bir şekilde onu uyarırım.
Tolga: Ben hiçbir şey söylemem ama tam o konuş9 oradan ayrılırım.
Dilek: Soru 4: Tam sınıfa gir10 dersiniz iptal oldu. Ne yaparsınız?
Aleksandra: Arkadaşlarım ile okulun kafeteryasında kahve içerim.
Tolga: Ben de okula kadar gel11 tekrar eve dönmem, arkadaşlarımla bir plan yaparım.
Dilek: Galiba ben de öyle yaparım. Arkadaşlar aklıma gel12 söyleyeyim. Çok fazla vaktimiz kalmadı, öğleden sonraki dersimiz başlamak üzere.
Aleksandra: Haydi derse geçelim. Sonra devam ederiz.
Tolga: Önce kantine uğra13 oradan derse geçeceğim. Derse gel14 çay alacağım. Siz de ister misiniz?
Dilek: Evet, ben istiyorum.
Aleksandra: Kantine git15 bana bir su alır mısın?
Tolga: Tamam.
Cevap
- verirken / 2. anlayıp / 3. okurken / 4. çalışırken / 5. çalışırken / 6. dinleyerek / 7. anlatırken / anlatıyorken / 8. konuşurken / 9. konuşuyorken / konuşurken / 10. girecekken / 11. gelmişken / 12. gelmişken / 13. uğrayıp / 14. gelirken / 15. gitmişken
2Metindeki boşlukları dolduralım.
Diyalog 1 a mother and her daughter talking and smiling
A: Anne, sen genç1 nerede yaşıyordunuz?
B: Ankara'da yaşıyorduk. Sonra İstanbul'a taşındık.
A: Dedem emekli değil2 nerede çalışıyordu?
B: Deden Ankara3 tren garında çalışıyordu. İstanbul'da da aynı işe devam etti.
Diyalog 2 a grandmother and a child laughing together
A: Babaanne, babam küçük4 nasıl biriydi?
B: Sen babanı çocuk5 bir görseydin. Sinirli6 yorgun 7 ve üzgün8 odasına geçerdi ve kimseyle konuşmazdı.
A: Ben de babam gibi davranıyorum. Babamı çok iyi anlıyorum.
Diyalog 3 two young women walking along a street
A: Çok yoruldum, bir taksiye binelim mi?
B: Buraya kadar gel9 ve bütün yolu yürü10 şimdi mi taksiye binelim?
A: Tamam, yürüyelim. Az kalmış.
Diyalog 4 a historic tram on a city street
A: Burayı hatırlıyorum. Ben küçük11 yani dokuz yaşın12 buraya abimle geliyorduk.
B: Evet, abin de burayı çok seviyordu. Buraya gel13 tramvaya biniyorduk. O zamanlar bu kadar kalabalık değildi.
A: Buraya kadar gel14 şu köşedeki lokantada kuru fasulye ile pilav yiyelim mi?
B: Tabi ki, yiyelim.
Diyalog 5 a young woman laughing while talking on the phone
A: Çayı hazırlamış, bizi bekliyor. Hadi gidelim.
B: Tamam gidelim o zaman. Ama git15 pastaneye uğrayalım, pasta alalım.
A: Pastaneye git16 ben de akşamki doğum günü için pasta alayım.
B: Tamam, hadi acele edelim.
Diyalog 6 a woman in a kitchen talking on the phone
A: Alo, Selin seni bekliyorum durakta. Neden gelmedin?
B: Tam evden çık17 kargo geldi. Bu sebeple biraz gecikeceğim.
A: Tamam, bekliyorum. Ben yanıma telefon şarj cihazımı almayı unutmuşum. Gel18 seninkini getirir misin?
B: Tamam, birazdan evden çıkıyorum.
Diyalog 7 a smiling young woman talking on the phone
A: Ben dün Kordon'da yürü19 Merve'yi gördüm. Merve evlenmiş. Sen biliyor muydun?
B: Aaa, hayır bilmiyordum. Merve öğrenci20 çok sık görüşüyorduk ama şimdi görüşmüyoruz.
Cevap
- gençken / 2. değilken / 3. Ankara'dayken / 4. küçükken / 5. çocukken / 6. sinirliyken / 7. yorgunken / 8. üzgünken / 9. gelmişken / 10. yürümüşken / 11. küçükken / 12. yaşındayken / 13. gelirken / geliyorken / 14. gelmişken / 15. giderken / 16. gitmişken / 17. çıkacakken / 18. gelirken / 19. yürürken / yürüyorken / 20. öğrenciyken