DİNLEME METİNLERİ
BAŞLANGIÇ
1- (s.7)
A- B- C- Ç- D- E- F- G- Ğ- H- I- İ- J- K- L- M- N- O- Ö- P- R- S- Ş- T- U- Ü- V- Y- Z
2- (s.7)
- b
- ç
- f
- i
- y
- p
- ü
- o
- t
- f
3- (s.7)
- araba
- havuç
- fare
- kalem
- sınıf
- okul
- kitap
- otobüs
4- (s.7)
- kalem
- defter
- silgi
- öğretmen
- kağıt
- çanta
5- (s.7)
- kol / kul
- bol / bul
- yaz / yüz
- buz / biz
- yol / yıl
- fon / fin
- cam / cem
- dal / dil
- çam / çim
- gül / gol
6- (s.7)
- Ali arkadaşını arıyor.
- Oya okulda okuyor.
- Yavuz yumurta yiyor.
- Derya denize dalıyor.
- Berk bahçeye bakıyor.
7-(s.7)
- Dağ
- Bağ
- Ağ
- Ağaç
- Öğretmen
- Öğrenci
8- (s.8)
Bir / İki / Üç / Dört / Beş / Altı / Yedi / Sekiz / Dokuz / On / On bir / On iki / On üç / On dört / On beş / On altı / On yedi / On sekiz / On dokuz / Yirmi / Otuz / Kırk / Elli / Altmış / Yetmiş / Seksen / Doksan / Yüz / İki yüz / Bin
9- (s.8)
- On sekiz
- Otuz
- Beş
- On bir
- Dört
- Yüz
- Doksan
- Altmış
- On üç
- On
10- (s.8)
- 6 Mart Salı
- 16 Ocak Pazartesi
- 9 Haziran Çarşamba
- 18 Nisan Pazar
- 2 Kasım Cumartesi
ÜNİTELER
1 - (s. 15)
Merhaba! Benim adım Fatma. Ben Türküm. / Selam! Benim adım Lea. Ben Koreliyim. / Merhaba! Benim adım Anna. Ben Rusum. / İyi günler! Benim adım Mohammad. Ben Mısırlıyım. / İyi günler! Benim adım Hans. Ben Almanım.
Selam! Benim adım Şehnaz. Ben İranlıyım.
2 - (s. 17)
Araba bebek cetvel çanta deniz elma fındık göz halı ıspanak inek jeton köpek limon merdiven nar
Otobüs ördek portakal radyo saat şemsiye tavuk uçak üzüm vagon yıldız zürafa
3 - (s. 22)
A: Burası neresi?
B: Burası Kapalıçarşı.
A: Şunlar kim?
B: Onlar turist.
A: Kapalıçarşı büyük mü?
B: Evet, burası büyük bir çarşı.
A: Şurası kafe mi?
B: Hayır, orası kafe değil. Mağaza.
4 - (s. 33)
Burası benim odam. Odamda yatak, beyaz bir masa, sandalye, yastıklar, halı, ayna, dolap var. Yatakta iki yastık var. Yerde sarı halı var. Sandalye pembe. Masada lamba var. Duvarda aynalar, raflar var.
5 - (s. 37)
A: Alo Erdem Otel, buyurun.
B: Merhaba rezervasyon yaptırmak istiyorum.
A: Tabii, adınız nedir?
B: Derya Günay.
A: Adresiniz nedir?
B: Gül Mahallesi, 7. Sokak, No: 34 Emek / Ankara
A: Telefon numaranız nedir?
B: 0525 340 84 67
A: Ne zaman geliyorsunuz?
B: 29 Kasım'da.
A: Kaç gün kalacaksınız?
B: 4 gün
A: Kaydınız tamam. Oda numaranız 315.
6 - (s. 43)
Ben ve Aylin çok iyi arkadaşız. Biz aynı iş yerindeyiz. Ben mühendisim, o mimar. Bizim bazı karakterlerimiz aynı, bazı karakterlerimiz farklı. Ben ve Aylin çok çalışkan, düzenli ve dikkatliyiz ama Aylin işte yavaş, ben hızlıyım. Aylin çok sosyal. Onun birçok arkadaşı var. Ben daha sessiz ve sakinim. O çok komik ve eğlenceli ama ben ciddiyim. Biz her zaman beraberiz. Aylin çok iyi bir insan. Onu çok seviyorum.
7 - (s. 54)
Serpil: Aaa. Bak bu Nihat.
Anna: Nihat kim?
Serpil: Nihat benim iş arkadaşım. Aynı ofiste çalışıyoruz. Nihat, merhaba! Nasılsın?
Nihat: Merhaba Serpil. İyiyim. Ya sen?
Serpil: Ben de iyiyim. Bak bu arkadaşım Anna. O benim okul arkadaşım.
Anna: Merhaba. Memnun oldum.
Nihat: Ben de memnun oldum.
Anna: Sen Serpil ile aynı iş yerinde çalışıyorsun, değil mi?
Nihat: Evet, ama sadece hafta sonları çalışıyorum. Hafta içi çalışmıyorum.
Anna: Hafta içi ne yapıyorsun?
Nihat: Ben üniversitede öğrenciyim. Ekonomi okuyorum. Sen nerelisin? Sen neler yapıyorsun?
Anna: Ben Fransızım. Ben de öğrenciyim. İstanbul'da Türkçe öğreniyorum.
Nihat: İstanbul'u seviyor musun?
Anna: Evet, seviyorum. Burada insanlar çok sıcak ve yardımsever. Boş zamanlarımda bir çok şey yapıyorum.
Nihat: Neler yapıyorsun?
Anna: Tarihî yerleri, müzeleri geziyorum. Konserlere gidiyorum. Türk yemekleri yiyorum. Ya sen neler yapıyorsun?
Nihat : Ben sinemaya gidiyorum. Kitap okuyorum. Arkadaşlarımla buluşuyorum. Şimdi de arkadaşlarım beni bekliyor. Tekrar çok memnun oldum. Görüşürüz.
Serpil: Görüşürüz.
Anna: Görüşürüz.
8 - (s. 58)
Benim adım Tuğba. Ben Ankara'da yaşıyorum. Ben hemşireyim. Zamanım genellikle hastanede geçiyor. Boş zamanlarımda sinemaya gidiyorum, parkta kitap okuyorum. Kitaplardan çok hoşlanıyorum.
Ben Rafael. Moskova'da yaşıyorum. Ben bir fabrikada işçiyim. Her sabah fabrikaya gidiyorum. Fabrikada çok yoruluyorum. Çok erken yatıyorum. Hafta sonları eşim ve çocuklarım ile alışverişe gidiyoruz. Dışarıda yemek yiyoruz.
Benim adım Gabriel. Paris'te yaşıyorum. İş adamıyım. Ben çok yoğunum. Geç saatlerde ofisten çıkıyorum. Ofise değişik ülkelerden iş adamları geliyor. Ben de her ay farklı bir ülkeye gidiyorum. Boş zamanlarımda oralarda fotoğraf çekiyorum.
9 - (s. 61)
A: İyi günler!
B: İyi günler, efendim!
A: Saçımı kestirmek istiyorum.
B: Buyurun. Şuraya oturun. Nasıl kestirmek istiyorsunuz?
A: Kısa olsun lütfen.
B: Başka bir şey istiyor musunuz?
A: Evet, manikür de yaptırmak istiyorum.
A: Günaydın!
B: Günaydın, buyurun! Ne almak istiyorsunuz?
A: Bir ekmek, bir litre süt ve 5 yumurta almak istiyorum.
B: Tamam, buyurun. Başka bir şey istiyor musunuz?
A: Hayır, teşekkürler. Hepsi kaç lira?
B: 7 lira.
A: Buyurun, teşekkürler.
A: Merhaba, hoş geldiniz!
B: Merhaba! Bir pantolon almak istiyorum.
A: Kaç beden giyiyorsunuz?
B: 36 beden giyiyorum.
A: Hangi renk istiyorsunuz?
B: Siyah lütfen.
A: Buyurun. Denemek istiyor musunuz?
B: Evet. Bu güzel, bunu almak istiyorum. Ne kadar?
A: 50 lira.
B: Buyurun.
A: Merhaba, Gora filmine bilet almak istiyorum.
B: Hangi seans istiyorsunuz?
A: Saat 15.00 seansında yer var mı?
B: Evet, var. Nereden seyretmek istiyorsunuz? Ön, arka?
A: Ön lütfen. Öğrenci indirimi var mı?
B: Evet var. Tam 15, öğrenci 12 lira.
A: 2 öğrenci lütfen.
B: Buyurun biletiniz. Koltuk numaralarınız 34, 35.
A: Teşekkürler.
10 - (s. 70)
Ben Zehra. Ben 57 yaşındayım. Emekli öğretmenim. Benim kocamın adı Mesut, O 62 yaşında. Mesut emekli veteriner.
Bizim bir oğlumuz var, kızımız yok. Oğlumuzun adı Ömer. O tarih öğretmeni. Ömer 38 yaşında ve evli. Ömer'in karısının adı Dilek. Dilek bizim gelinimiz. Dilek 36 yaşında. O resim öğretmeni. Dilek ve Ömer'in 2 çocukları var. Büyük çocuklarının adı Suna, küçük çocuklarının adı Derya. Suna 18 yaşında, o lise son sınıfta öğrenci. Derya ise 9 yaşında. Derya ilkokula gidiyor.
Ben bütün vaktimi torunlarımla geçiriyorum. Beraber oyun oynuyoruz, televizyon izliyoruz, yemek yapıyoruz ve geziyoruz. Torunlarımı, yani genç arkadaşlarımı çok seviyorum.
11 - (s. 74)
Leyla: Benim adım Leyla. İranlıyım. Farsça konuşuyorum. Tahran'da yaşıyorum. Ben matematik öğretmeniyim. İşimi ve öğrencilerimi çok seviyorum. Boş zamanlarımda müzik dinliyorum ve gitar çalıyorum.
Sofia: Benim adım Sofia. Ben Yunanım. Yunanca konuşuyorum. Atina'da yaşıyorum. Ben bir mankenim. Reklam filmlerinde oynuyorum. İşim çok eğlenceli. Her gün değişik elbiseler giyiyorum ve fotoğraf çektiriyorum. Boş zamanlarımda spor yapıyorum.
Masako: Benim adım Masako. Ben Japonyalıyım. Japonca konuşuyorum. Tokyo'da yaşıyorum. Ben öğrenciyim. Üniversite üçüncü sınıftayım. Tarih Bölümünde okuyorum. Derslerim çok iyi. Boş zamanlarımda dans kursuna gidiyorum. Dans etmeyi çok seviyorum.
Osama: Benim adım Osama. Ürdünlüyüm. Arapça konuşuyorum. Amman'da yaşıyorum. Ben doktorum. Ben büyük bir hastanede çalışıyorum ve çok yoruluyorum. Boş zamanlarımda resim yapıyorum.
İgor: Benim adım İgor. Rusyalıyım. Rusça konuşuyorum. Moskova'da yaşıyorum. Ben iş adamıyım. Benim bir şirketim var. Boş zamanlarımda golf oynuyorum.
Kim: Benim adım Kim. Güney Koreliyim. Korece konuşuyorum. Seul'de yaşıyorum. Ben inşaat mühendisiyim. Bir şirkette çalışıyorum. İşim çok yoğun ama zevkli. Boş zamanlarımda satranç oynuyorum ve kitap okuyorum.
12 - (s. 80)
Elena: Merhaba John, çok üzgün görünüyorsun. Bir problemin mi var?
John: Merhaba Elena. Hayır, hiçbir problemim yok. Sadece ailemi çok özledim.
Elena: O zaman ailene telefon et. Annenle ve babanla konuş ya da onlara mektup yaz.
John: Her akşam ailemi arıyorum ama burada kendimi çok yalnız hissediyorum.
Elena: Bence yalnız değilsin. Hepimiz senin arkadaşınız. Ayrıca yalnız yaşamak hiç de kötü değil. Bazen çok eğlenceli.
John: Nasıl eğlenceli?
Elena: Mesela ailenden hiçbir şey için izin istemiyorsun, eve geç geliyorsun, geç yatıyorsun, geç kalkıyorsun, evde yüksek sesle müzik dinliyorsun. Yani, herşeyi yapıyorsun. sic
John: Peki, sen aileni hiç özlemiyor musun?
Elena: Elbette özlüyorum. Ama ben şimdi buradayım, onlar
Rusya'da. Ailemi özlediğim zaman onlara telefon ediyorum ya da bilgisayardan konuşuyorum.
John: Bilgisayardan konuşmak çok iyi fikir.
Elena: Evet, çünkü onları hem duyuyorum hem de görüyorum. Sen de bunu yap.
John: Teşekkürler Elena, şimdi kendimi daha iyi hissediyorum.
13 - (s. 91)
Bu hafta çok yoğunum. Pazartesi günü işteyim. Sabah saat dokuzdan saat on bir buçuğa kadar toplantım var. Dişim çok ağrıyor. Bu yüzden salı günü öğleden sonra saat dörtte dişçide randevum var. Çarşamba akşamı arkadaşlarım beni bekliyor. Akşam saat dokuza çeyrek kala Liman Restoran'da onlarla buluşuyorum. Perşembe akşam saat yediyi yirmi geçe hepimiz basketbol oynuyoruz. Cuma bir işim yok. Evdeyim. Cumartesi ve pazar sabah saat dokuz buçuktan bire çeyrek kalaya kadar dersim var.
14 - (s. 95)
Ersin: Selam Müge. Biliyorsun geçen hafta bayram tatili vardı ve tam dokuz gün sürdü. Sen tatilde nereye gittin?
Müge: Bayram tatilinde arkadaşım Lisa ile birlikte Erzurum'a gittik.
Ersin: Aaa, çok iyi. Orada neler yaptınız? Tatilin nasıldı?
Müge: Erzurum'da Palandöken Kayak Merkezine gitmek ve orada kayak yapmak istedik. Ama tatilimiz çok kötü geçti. Tatilden erken döndük.
Ersin: Neden kötü bir tatildi? Neler oldu?
Müge: Lisa ve ben tatile gitmeden önce uçak bileti aldık ve çok güzel bir otelden rezervasyon yaptırdık. Uçak geç kalktı. Ve yaklaşık 5 saat havalimanında bekledik.
Ersin: Başka neler oldu?
Müge: Beş saat sonra uçağa bindik ve Erzurum'a gittik. Erzurum çok soğuktu. Daha sonra otele gitmek için bir otobüse bindik ama yolda otobüs bozuldu. Bu sebeple yolda 2 saat bekledik.
Ersin: Çok geçmiş olsun. Otel nasıldı?
Müge: Lisa ve ben otele gittik ama oteli beğenmedik. Çünkü otelde kaloriferler bozuktu ve sıcak su yoktu. Odamızı değiştirmek istedik ama değiştirmediler.
Ersin: Peki otelde kaç gece kaldınız.? sic
Müge: Bir gece otelde kaldık Ersin. Ama sabah hemen İstanbul'a döndük. Bu tatil çok kötüydü ve çok pişman olduk. Sen ne yaptın, nereye gittin?
Ersin: Ben Ankara'ya gittim. Ailem ile beraber vakit geçirdim ve biraz dinlendim. Çok güzel bir bayram tatili geçirdim.
Müge: Diğer bayram tatilinde ben de ailem ile zaman geçirmek istiyorum. Okulda görüşürüz Ersin.
Ersin: Tekrar çok geçmiş olsun Müge. Görüşmek üzere.
15 - (s. 98)
A: Mutlu yıllar hayatım! Nice senelere!
B: Ooo, Teşekkür ederim.
A: İşte bu hediyen. Umarım seversin. 3 günden beri bu elbiseyi arıyorum.
B: Çok teşekkür ederim. Ne kadar güzel bir elbise. Rengi çok güzel. Çok sevdim.
A: Eee, bu akşam ne yapıyoruz?
B: Bilmiyorum. Senin aklında bir plan var mı?
A: Yemek yemek istiyor musun?
B: Nerede?
A: Güneş Restoran'da.
B: Güneş Restoran mı? Senelerdir her doğum günümde oraya gidiyoruz. Başka bir yere gitmek istiyorum.
A: Tamam, sinemaya gitmek istiyor musun? Çok güzel romantik bir film var.
B: Ama her hafta sinemaya gidiyoruz.
A: Peki, o zaman tiyatroya gidelim. Uzun zamandan beri tiyatroya gitmiyoruz.
B: Evet, bu güzel bir fikir. Hangi oyuna gidiyoruz?
A: Büyük Tiyatro'da yeni bir oyun var. Güzel diyorlar.
B: Tamam, akşam nerede buluşuyoruz?
A: Taksim'de 6'da. Oyun 8'de başlıyor. Oyundan önce bir şeyler içeriz.
B: Tamam, akşam buluşuyoruz o zaman.
A: Tamam, görüşürüz.
16 - (s. 109)
Benim en yakın arkadaşım Anna. O 25 yaşında. O bir okulda tarih öğretmeni. Onunla beş seneden beri arkadaşız. Liseyi beraber okuduk. Onun ailesini çok seviyorum. Onun babası mühendis, annesi mimar. Onların bir inşaat şirketi var. Onun iki kız kardeşi var. Onların adları Judie ve Sarah. O üç ay sonra evleniyor. Şimdi nişanlı. Onun nişanlısı da öğretmen. O boş zamanlarında bol bol tarih kitabı okuyor. Biz onunla beraber çok güzel vakit geçiriyoruz, beraber tatile çıkıp değişik ülkeleri geziyoruz. Şimdi onunla ayrıyız. O Almanya'da. Onunla telefonda veya internette konuşuyoruz. Onu çok özlüyorum.
Benim en yakın arkadaşım Hassan. O 21 yaşında. O üniversitede hukuk okuyor ve avukat olmak istiyor. O şimdi Mısır'da. O benim çocukluktan beri arkadaşım. Benim babamla onun babası da çok yakın arkadaş. Biz bütün aile sık sık görüşüyoruz. Beraber tatile gidiyoruz. Onun babası bir şirketin müdürü. Annesi ev hanımı. Onun bir kardeşi var. Onun adı Leen. O da İstanbul'da Türkçe kursuna gidiyor ve İstanbul'da üniversitede okumak istiyor. Ben ona yardım ediyorum. O benim kardeşim gibi. Hassan boş zamanlarında internete giriyor. Biz onunla birlikte genellikle dışarıda geziyoruz ve bol bol sohbet ediyoruz. O çok akıllı biri. Eminin çok iyi bir avukat olacak.
17 - (s. 113)
Olga: Merhaba Kseniya! Nasılsın?
Kseniya: İyiyim. Yarın yanındayız. Çok heyecanlıyım. Sen bir plan yaptın mı? Orada neler yapıyoruz?
Olga: Her şey hazır. Siz uçaktan indikten sonra sizi Sultanahmet'teki otele götürüyorum. Biliyorsun, ben evde kalıyorum ama evde sizin için uygun yerim yok. Siz ilk önce eşyalarınızı odanıza yerleştiriyorsunuz. Sonra ben sizi otelden alıyorum ve oradaki lokantalardan birinde yemek yiyoruz. Sultanahmet'te meşhur köfteciler var. Sonra Sultanahmet'te dolaşıyoruz. Orada birçok tarihî yer var. İlk önce Ayasofya Müzesi'ni ve Sultanahmet Camii'ni sonra Yerebatan Sarnıcı'nı geziyoruz. İlk günümüzü burada geçiriyoruz.
Kseniya: Çok güzel. Peki, akşam için bir planın var mı? Biliyorsun İstanbul'da sadece 2 gün kalacağız. İstanbul'da her yeri görmek istiyoruz.
Olga: Tabii var. Akşam Boğaz'daki bir restorana gidiyoruz. Orada çok güzel balık restoranları var. Oradaki manzara çok güzel. Boğaz, Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlıyor.
Kseniya: Peki, bir sonraki gün neler yapıyoruz?
Olga: Anadolu yakasındaki güzel bir restoranda kahvaltı ile güne başlıyoruz. Oradan Üsküdar'a gidiyoruz ve Üsküdar'daki Kız Kulesi'ni geziyoruz. Daha sonra Kız Kulesi'nin karşısındaki bir kafede Türk kahvesi içiyoruz.
Kseniya: Biz ayrıca Taksim'i de görmek istiyoruz.
Olga: Ben de sizi oraya götürmek istiyorum. Üsküdar'dan sonra Kabataş'a vapur ile geçiyoruz. Oradan metro ile Taksim'e gidebiliriz. Taksim İstanbul'un merkezi. Oradaki mağazaları, kafeleri, lokantaları herkes çok seviyor. Orada akşama kadar geziyoruz. Sonra Sultanahmet'e geri dönüyoruz. Eşyalarınızı alıyorsunuz, ben sizi havaalanına bırakıyorum. Gezi planımız hakkında ne düşünüyorsun?
Kseniya: Her şey çok güzel. Yarını dört gözle bekliyorum. Ben arkadaşlara planını söylüyorum. Yarın görüşürüz.
Olga: Görüşürüz.
18 - (s. 118)
Eczacı: Merhaba, hoş geldiniz
Sibel Hanım: Merhaba, hoş bulduk, reçetedeki bu ilaçları almak istiyorum. Buyurun.
Eczacı: Tamam. Ben ilaçlarınız var mı, bir bakayım. İlaçlarınızın tamamı var. Burada 3 tane ilaç var. Biri ağrı kesici, bunu sabah akşam tok karnına içiyorsunuz. Bir tanesi soğuk algınlığınız için antibiyotik. Bu antibiyotik en güçlü antibiyotiklerden biridir, bunu 12 saatte bir içiyorsunuz. Daha fazlasını almıyorsunuz. Burada bir de öksürük şurubunuz var. Bunu günde 3 defa yemeklerden sonra içiyorsunuz.
Sibel Hanım: Peki. Benim biraz başım dönüyor. Tansiyonumu ölçebilir misiniz?
Eczacı: Tabii ki. Tansiyonunuz biraz yüksek.
Sibel Hanım: Hastalık yüzünden sanırım. İki gündür iyi uyumuyorum.
Eczacı: Biraz burada dinlenin. İlaçlarınız burada. Geçmiş olsun.
Sibel Hanım: Teşekkür ederim.
VİDEO METİNLERİ
1 - (s.24)
İrem: Merhaba! Hoş geldin.
Neyra: Merhaba! Hoş bulduk.
İrem: Senin adın ne?
Neyra: Benim adım Neyra. Sizin adınız ne?
İrem: Benim adım İrem. Memnun oldum.
Neyra: Bende memnun oldum.
İrem: Nasılsın Neyra?
Neyra: Teşekkür ederim, iyiyim. Siz nasılsınız?
İrem: Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Nerelisin Neyra?
Neyra: Bosna Hersekliyim.
2 - (s.24)
A: Günaydın, adım Kanike Kavilbek. Rezervasyonum vardı.
B: Affedersiniz. Soyadınız nedir?
A: Kavilbek.
B: Tekrarlar mısınız lütfen?
A: Ka-vil-bek.
B: Teşekkür ederim.
A: Buyrun anahtarınız.
B: Teşekkürler.
3 - (s.44)
Ayşe: Merhaba Doğa. Nasılsın?
Doğa: Merhaba Ayşe. İyiyim, teşekkür ederim. Sen nasılsın?
Ayşe: Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. İstanbul'da mısın?
Doğa: Hayır, İstanbul'da değilim. Belgrad'dayım.
Ayşe: Aa! Belgrad nasıl bir şehir?
Doğa: Çok güzel bir şehir ve insanları çok sıcakkanlı.
Ayşe: Hava nasıl?
Doğa: Biraz soğuk.
Ayşe: Yemekler güzel mi?
Doğa: Evet, yemekler çok lezzetli ve çok pahalı değil. Sen İstanbul'da mısın?
Doğa: Evet, ben İstanbul'dayım.
Ceyda: Hava nasıl orada?
Doğa: Hava çok güzel.
Ceyda: Çok güzel. Görüşürüz!
Doğa: Görüşürüz. İyi tatiller!
4 - (s.44)
Merhaba anne, merhaba baba. Nasılsınız? Bakın. Benim odam burası. Bu oda biraz küçük ama çok güzel, ben çok seviyorum. Odada pencere şurada, kapı burada. Burada yatak var. Odam biraz dağınık, kusura bakmayın. Bakın, duvarda bir resim var. Çok güzel bir resim. Değil mi? Burada diğer eşyalarım var. Küçük bir masa, kitaplar, bilgisayar, kağıtlar ve tabii ki bir fincan. Evde internet var. Odada halı yok ve oda biraz soğuk. Bana halı lazım yani. Neyse, şimdilik bu kadar. Görüşürüz!
5 - (s.62)
Kevser: Merhaba, o kitabı sen mi okuyorsun?
Ayşe: Evet, ben okuyorum.
**Kevser:**Peki, nasıl gidiyor? Güzel mi?
Ayşe: Evet, gerçekten güzel. Az kaldı. Bitiyor.
**Kevser:**Ben bu yazarı çok seviyorum. Bence o, en iyi Türk yazar. Hangi sınıfta okuyorsun?
Ayşe: B1 seviyesindeyim. Sen?
Kevser: Ben C1 seviyesinde öğrenciyim. Eşim de A2 seviyesinde öğrenci.
Ayşe: Aa, öyle mi? Evli misin?
Kevser: Bu benim eşim. O da bu okulda Türkçe öğreniyor. Ayrıca, bir restoranda çalışıyor, o bir garson.
Ayşe: İşini seviyor mu, peki?
Kevser: İşi oldukça zor ama o seviyor.
Ayşe: Saat 10.00. Şimdi ders zamanı. Tanıştığımıza memnun oldum.
Kevser: Ben de.
6 - (s.62)
A: Merhaba, Türkçe dersimize bir ödev hazırlıyoruz. Kısa bir röportajımız var. Sizi tanımak istiyoruz.
B: Merhaba, ben Burcu.
C. Merhaba ben de Bünyamin.
A: Peki Burcu. İlk soru size: Genellikle saat kaçta kalkıyorsunuz?
B: Saat 07.00'de.
A: Kahvaltınızı nerede yapıyorsunuz?
B: Genellikle evde yapıyorum ama bazen vapura biniyorum ve vapurda kahvaltı yapıyorum. Özellikle çay ve simit ile kahvaltı yapıyorum.
A: Saat kaçta işe gidiyorsunuz?
B: Hafta içi her gün saat 8.00'de evden çıkıyorum ve işe gidiyorum.
A: Peki, sabahları acele ediyor musunuz?
B: Genellikle hayır. Akşam eşyalarımı hazırlıyorum. Düzenli bir insanım ben.
A: Sabah saatlerini seviyor musunuz?
B: Evet, çünkü erken yatıyorum. Ayrıca vapurda kahvaltıya bayılıyorum. Sabahları çok sessiz oluyor.
A: İşinizi seviyor musunuz?
B: Hem de çok seviyorum. Çalışma arkadaşlarımdan ve maaşımdan oldukça memnunum.
A: Peki, Bünyamin. Sıra sizde. Siz saat kaçta kalkıyorsunuz?
C: Genellikle geç kalkıyorum. Saat 10.00 ya da 11.00'de.
A: İşe saat kaçta ve nasıl gidiyorsunuz?
C: Ben bir öğretmenim. Okul ve ev sadece 5 dakika mesafede. Bu nedenle yürüyorum. Derslerim akşam.
A: Ne öğretmenisiniz?
C: Coğrafya öğretmeniyim. Öğrencilere dağları, denizleri, ülkeleri ve şehirleri anlatıyorum.
A: Kaç yaşında öğrencileriniz?
C: Orta okulda görev yapıyorum. Öğrencilerim 6, 7 ve 8. sınıftalar. Yani 12 ve 14 yaşlarındalar.
A: Peki, işinizden memnun musunuz?
C: Evet, okulumdan ve öğrencilerimden çok memnunum. Ayrıca derslerim öğleden sonra. Erken kalkmaktan nefret ediyorum.
A: Peki, röportajımız bu kadar. Cevaplarınız için teşekkürler.
7 - (s.82)
Herkese merhabalar, Bugün size ailemi anlatmak istiyorum. Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Ailemi çok ama çok seviyorum. Umarım güzel bir sunum olur. Bu fotoğraf biraz eski, geçen yılın fotoğrafı açıkçası. Burası anneannemin evi ve bütün aile yemek yiyoruz bu fotoğrafta. Anneannemin yemekleri enfestir. Harika yemekler pişiriyor bize. Bu fotoğraf sanırım yılbaşı akşamından. Birlikte yeni yılı karşılıyoruz. Bu kişi benim annem. Annem ve anneannem çok benziyorlar. Annemin kendisi de bunu söylüyor çünkü saçları ve gözleri aynı renk. Bence annem ve anneannem çok güzel tabii ki. Annem 59 yaşında bu fotoğrafta ama şimdi 60 yaşında elbette. Annemin mesleği öğretmenlik ama şimdi çalışmıyor. Emekli. Bu kişi benim erkek kardeşim. Bana benzemiyor, o daha çok babama benziyor. Onların saçları kahverengi ve gözleri mavi. Kardeşim aslında yurt dışında yaşıyor ve İngiltere'de doktora yapıyor. O Fizik üzerine çalışıyor. Bence çok zeki birisi. Kendisi 28 yaşında. Bu fotoğrafta ne yazık ki babam yok çünkü babam yaşamıyor. Babamı çok özlüyorum. Onu hep güzel hatırlıyorum ve asla unutmuyorum. Bu minik çocuk da benim kızım. Kendisi 4 yaşında. Fotoğrafta eşim yok çünkü bu fotoğrafı eşim çekti. Bence bu kadar yeter. Umarım beğenmişsinizdir.
8 - (s.82)
Rıza: Merhaba Shami, nasılsın?
Shami: Merhaba Rıza. İyiyim, sen nasılsın?
Rıza: Teşekkürler, ben de iyiyim. Bu senin araban mı?
Shami: Hayır, benim arabam değil. Babamın arabası.
Rıza: Neden babanın arabasını alıyorsun?
Shami: Bugün bir iş toplantısına gidiyorum.
Rıza: Senin araban nerede?
Shami: Benim arabam çalışmıyor.
Rıza: Toplantı farklı bir şehirde mi?
Shami: Evet, farklı bir şehirde. 3 saatlik yol gideceğim.
Rıza: Toplantıya gittikten sonra dönüyor musun?
Shami: Hayır, arkadaşımın evi var. Arkadaşımın evinde kalacağım.
Rıza: Peki, sana iyi yolculuklar. Görüşmek üzere.
Shami: Teşekkür ederim. Görüşürüz.
9 - (s.100)
Muhammed: Reza, sen çok güzel Türkçe konuşuyorsun. Ne zamandır Türkiye'de yaşıyorsun?
Reza: Ben, 2013'ten beri Türkiye'de yaşıyorum.
Muhammed: Burada ne yapıyorsun? Okuyor musun? Çalışıyor musun?
Reza: Ben üç senedir burada yüksek lisans yapıyorum.
Muhammed: Ülkene sık sık gidiyor musun?
Reza: Maalesef. On aydır ülkeme gidemiyorum. Çünkü bu sene yüksek lisansımı bitirmek istiyorum. Çok fazla ders çalışıyorum. Ailemi çok özledim. Sen ne zamandır Türkiye'desin?
Muhammed: Ben sekiz aydır Türkiye'de yaşıyorum. Burada Türkçe öğreniyorum. İstanbul Üniversitesinin doktora programına katılıyorum.
Reza: İstanbul'da nerede kalıyorsun? Yurtta mı?
Muhammed: Hayır, burada bir akrabam var. Onun yanında kalıyorum. Sen nerede kalıyorsun?
Reza: Ben yurtta kalıyorum.
10 - (s.100)
Merhabalar, ben Ali. Video kanalıma hoşgeldiniz. Bugün 1 Şubat ve ben artık farklı bir kişiyim. Yeni yılda kendim için 3 yeni karar aldım ve bu kararları bir aydır uyguluyorum. Bu kararlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Birinci kararım: Sağlıklı bir kişi olmak. Ben 1 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. Biliyorsunuz, ben öğrenciyim. Bir yıl boyunca sağlıksız beslendim. Her zaman hamburger, patates kızartması yedim ve her gün kola içtim. Ama artık bitti. Bir aydır daha sağlıklı bir insanım. Daha çok sebze ve meyve yiyorum.
İkinci kararım: Başarılı bir öğrenci olmak. Ben bir yıldan beri üniversitede öğrenciyim ama geçen yıl hiç başarılı değildim. Notlarım çok düşüktü. Ama şimdi daha çok ders çalışıyorum ve başarılı bir öğrenci olmak istiyorum.
Üçüncü kararım: Daha sosyal bir kişi olmak. Bölümümde pek çok öğrenci var ama benim çok fazla arkadaşım yok. Artık daha çok kişiyle tanışmak ve arkadaş olmak istiyorum. Çümkü yalnızlıktan çok sıkıldım. Yeni arkadaşlarımla daha çok buluşmak ve farklı aktiviteler yapmak istiyorum. Mesela sinemaya, tiyatroya gitmek gibi. sic
Ne düşünüyorsunuz? Yeni kararlarımla çok mutluyum. Bence yeni Ali daha iyi!
11 - (s.120)
Afra: Arkadaşlar size bir sorum var. Siz çok uzun zamandır İstanbul'da yaşıyorsunuz. Lütfen bana söyleyin, İstanbul'daki en iyi kebabı kim yapıyor?
Şule: Tabii ki Mehmet Usta.
Cemile: Kesinlikle değil. İstanbul'daki en iyi kebapçı Sedat Usta.
Şule: Emin misin? Dünkü dürümler sıcak değildi. Ayrıca ücretsiz salata da ikram etmiyorlar.
Cemile: Dünkü dürümler çok iyi değildi, sana katılıyorum. Ama genellikle hem sıcak servis yapıyorlar, hem de ücretsiz salata ve çay ikram ediyorlar.
Şule: Bu çok önemli değil çünkü İstanbul'daki bütün kebapçılar yemekten sonra çay ikram ediyorlar. Mehmet Usta, Sedat Usta'dan daha arkadaş canlısı bir yer. Oradaki garsonlar çok kibar. Mehmet Usta İstanbul'un en kalabalık kebapçısı. Pek çok kişi oraya gidiyor çünkü oradaki yemekler gerçekten çok lezzetli. Mehmet Usta küçük ama otantik bir yer. Hatta internetteki yorumlar burası hakkında çok iyi şeyler söylüyor.
Cemile: İnternetteki yazılara ben inanmıyorum. Onlar kesin reklam yapıyorlar. Sedat Usta'nın restoranı Mehmet Usta'nınkinden daha küçük kabul ediyorum. Ama Sedat Usta'nın restoranı 1975'ten beri orada. Yani daha eski.
Afra: (O sırada telefonuna bakarak) Arkadaşlar beni dinleyebilir misiniz? Bir yemek sitesi yeni bir restorandan bahsediyor. Celal Usta'nın restoranı. Celal usta şu anda İstanbul'daki en popüler kebapçı. Biliyor musunuz? Hatta Sedat Usta ve Mehmet Usta listede daha aşağıdalar. Ben Celal Usta'nın restoranını denemek istiyorum.
Şule: Tamam, o zaman Celal Usta'nın restoranını denedikten sonra hangi kebapçı daha iyi, hep birlikte karar veriyoruz.
Cemile: Bana uyar.
12 - (s.120)
Sunucu: Merhaba sevgili izleyiciler, bugünkü programda size Ata Demirer'in "Eyvah Eyvah" filmini anlatmak istiyorum. (Eyvah Eyvah film afişi gösterilir)Filmin baş karakteri Hüseyin. Hüseyin deniz kenarında küçük bir kasabada yaşıyor. Hüseyin, dedesi ve babaannesi ile birlikte yaşıyor. Hüseyin'in en büyük hobisi klarnet çalmak. Hüseyin klarnet çalıyor ve restoranlarda para kazanıyor. Bir gün Hüseyin bir mektup buluyor ve bu mektupta bazı gerçekleri öğreniyor: Babasının ismi, adresi ve eski bir resmi. Hüseyin babasını bulmak istiyor ve İstanbul'a gidiyor. İstanbul'da şans eseri şarkıcı bir kadınla tanışıyor. Bu kadının adı: Firuzan (Ekranda Firuzan'ın resmi) Bundan sonra eğlenceli olaylar yaşıyorlar. Size filmin sonunu söylemiyorum ama bu filmi kesinlikle tavsiye ediyorum.
KAYNAKÇA
Adalı, O. (2004). Türkiye Türkçesinde Biçimbirimler, İstanbul: Papatya Yayınları.
Aksoy, Ö. A. (1984). Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Banguoğlu, T. (2007). Türkçenin Grameri, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Council of Europe. (2017). Common European Framework of Reference for Languages: Learning, Teaching, Assessment, Companion Volume Provisional Edition, Language Policy Programme, Education Policy Division, Education Department.
Demir, N., Yılmaz, E. (2011). Türkçe Ses Bilgisi, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.
Demircan, Ö. (2002). Türkçenin Ses Dizimi, İstanbul: D-R Yayınları.
Ediskun, H. (1999). Türk Dilbilgisi, İstanbul: Remzi Kitabevi.
Ergenç, H. (2002). Konuşma Dili ve Türkçenin Söyleyiş Sözlüğü, İstanbul: Multilingual.
Ergin, M. (2004). Türk Dil Bilgisi, İstanbul: Bayrak Basın Yayın Tanıtım.
Karaağaç, G. (2012). Türkçenin Dil Bilgisi, Ankara: Akçağ Yayınları.
Karahan, L. (2004). Türkçede Sözdizimi, Ankara: Akçağ Yayınları.
Korkmaz, Z. (2009). Türkiye Türkçesi Grameri, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Özsoy, S. (2004). Türkçenin Yapısı I: Ses Bilimi, İstanbul: Boğaziçi Ünv. Yayınları.
TDK (2011). Türkçe Sözlük, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
TDK (2012). Yazım Kılavuzu, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
TELC-MEB, (2013). Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi Öğrenim, Öğretim ve Değerlendirme, Frankfurt/Main: telc GmbH.
NOTLAR:
- Yazarlar tarafından hazırlanmayıp başka bir kaynaktan alıntılanan metinler, öğrencilerin dil seviyelerine göre yeniden düzenlenmiştir.